Sitemizi Google aramalarında tercih edilen kaynak olarak ekleyin.
Konya Ovası’nda mevsim ortalamalarının üstüne çıkan yağışlar, hububat üretimine doğrudan katkı sundu. Geçen sezona kıyasla yaklaşık yüzde 30 rekolte artışı öngörülürken, buğday üretiminin 2 milyon 400 bin, arpa üretiminin ise yaklaşık 1 milyon 200 bin ton olması bekleniyor.
Türkiye’nin başlıca tahıl üretim bölgeleri arasında yer alan Konya Ovası, bu yıl etkili olan yağışların ardından verimli bir sezon yaşıyor. Yaklaşık 2 milyon 200 bin hektarlık ekim alanına sahip ovada, özellikle ilkbahar dönemindeki yağışlar buğday ve arpa verimini yükseltti. Konya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Burak Kırkgöz, hububat rekoltesinin geçen yıla göre yaklaşık yüzde 30 arttığını belirterek yağışların üretim açısından olumlu sonuç verdiğini dile getirdi.
BUĞDAYDA 2,4 MİLYON TON BEKLENTİSİ
Geçen yıl yağışların yetersiz kalması nedeniyle buğday üretiminin yaklaşık 1 milyon 800 bin ton olduğunu hatırlatan Kırkgöz, bu sezon rekoltenin yaklaşık 2 milyon 400 bin tona çıkmasını beklediklerini söyledi.
Kırkgöz, “Bu yıl bahar yağışlarının iyi olması özellikle buğdayda Konya Ovası’nda rekolteyi artırdı. Yaklaşık olarak geçen seneye oranla yüzde 30’luk rekolte artışı sağladık diyebiliriz.” dedi.
Arpa üretiminde de yükseliş görüldüğünü aktaran Kırkgöz, geçen yıl 800-850 bin ton düzeyinde kalan rekoltenin bu sezon yaklaşık 1 milyon 200 bin tona ulaşacağını öngördüklerini kaydetti.
AYÇİÇEĞİNDE FİYAT BASKISI
Konya’da ayçiçeği hasadının sürdüğünü belirten Kırkgöz, üretim yüksek olmasına karşın fiyatların geçen yılki seviyesini koruduğunu ifade etti.
Mevcut fiyatların çiftçiyi olumsuz yönde etkilediğini söyleyen Kırkgöz, gelecek yıl ayçiçeği ekim alanlarının küçülebileceğine işaret etti.
Kırkgöz, “Rekoltemiz yüksek ama geçen seneki rekolteyi ayçiçekte yakalama şansımız maalesef yok gibi gözüküyor. Fiyatların düşük gitmesi bu konudaki en büyük etkenlerden bir tanesi.” diye konuştu.
Su kısıtının yaşandığı bölgelerde yeşil ürünlerin ekim alanlarının da azalabildiğini belirten Kırkgöz, ekim kararlarında ürün fiyatları kadar su kaynaklarının durumunun da belirleyici olduğunu söyledi.

